Yirminci yüzyılın ilk yarısını iki büyük felaket ve yıkımla geçiren Avrupa, altında kaldığı enkazdan yeniden doğrulup faşist düşüncenin etkilerini yok edecek yeni ilke ve ideallerin peşine düşerek barış ve demokrasi yolunda birlik düşüncesini hayata geçirdi.
Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğine yaklaştığımız süreçte Avrupa Birliği (AB) olarak canlanan bu düşüncenin etrafında geçmişin korkularını taşıyan hayaletler dolaşmakta. Yaşadığı olumsuz tecrübeyi “öteki”yle yakın ilişki kurma konusunda olumluya çevirmeye yönelik adımları da, üstünü örttüğü karanlığın toprağını yeniden dağıtmakta.
Bu kitap; Avrupa’nın yeniden canlanan geçmişi ve korkuları üzerinden yüzleştiği, Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi’yle ortaya koyduğu anlayış ve değerlerle sınandığı İslam, mülteci sorunu, aşırı sağ, ayrılıkçı hareketler, Brexit ve son kertede veba günlerini hatırlatan koronavirüs meseleleri hakkında aydınlatıcı analiz ve özel haberleri bir araya getiriyor.